Minik Bedenleri Karaciğer Hastalıklarından Koruyan İlk Kalkan: Bir bebeğin doğumdan hemen sonra karşılaştığı ilk aşılardan biri Hepatit B aşısıdır. Halk arasında "sarılık aşısı" olarak da bilinen bu aşı, karaciğeri hedef alan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen Hepatit B virüsüne karşı bebekleri korumak için uygulanır. Peki bu hayati öneme sahip aşı ne zaman yapılır, kaç dozdan oluşur ve neden bu kadar erken dönemde uygulanır?
Hepatit B, doğrudan karaciğeri etkisi altına alan ve bulaşıcı nitelikte bir virüstür. Karaciğerde hasara yol açan bu virüs, tedavi edilmediği takdirde karaciğer kanseri veya karaciğer iltihabı gibi ölümcül sonuçlar doğurabilen hastalıklara neden olabilir. İşte bu nedenle, Hepatit B aşısının zamanında ve eksiksiz uygulanması yaşamsal önem taşır.
Türkiye'de Hepatit B aşısı, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen Ulusal Aşı Takvimi kapsamında ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Aşı, bebekleri Hepatit B virüsünden korumanın en etkin yoludur ve doğumdan hemen sonra başlayan bir koruma kalkanı oluşturur.
HEPATİT B AŞISI TAKVİMİ DOĞUMDAN 6. AYA KADAR
İlk Doz Doğumda Yapılan Hayati Müdahale
Hepatit B aşısının ilk dozu, bebeğin doğumundan sonraki ilk 24 saat içinde uygulanır. Sağlık Bakanlığı aşı takvimine göre, bebekler doğar doğmaz ilk 24 saat içinde Hepatit B aşısının ilk dozu yapılmaktadır. Bu erken uygulamanın en önemli nedeni, Hepatit B virüsünün anneden bebeğe geçişini engellemektir.
Doğum sırasında taşıyıcı annelerin bebeklerine virüsü bulaştırma riski bulunmaktadır. Bu nedenle doğumdan hemen sonra yapılan aşı, olası bir bulaşma durumunda bebeğin korunmasını sağlar. Annede Hepatit B virüsü varsa ya da annenin taşıyıcılık durumu bilinmiyorsa, bebeğe doğumdan sonraki 12 saat içinde aşıyla birlikte Hepatit B hiperimmünglobulini de uygulanır. Bu ek uygulama, bebeğe anlık bir koruma sağlayarak virüsün vücutta yerleşmesini engeller.
İlk doz aşı, bebek henüz hastaneden taburcu olmadan, genellikle doğum odasında veya yenidoğan servisinde uygulanır. Aşı, bebeğin üst bacak kasına enjeksiyon yoluyla yapılır ve bebekler tarafından genellikle iyi tolere edilir.
İkinci Doz İlk Ayın Tamamlanmasıyla
Hepatit B aşısının ikinci dozu, bebeğin 1 ayını doldurduğu dönemde uygulanır. Sağlık Bakanlığı aşı takvimine göre, bebekler 1 aylık olduğunda Hepatit B aşısının ikinci dozu yapılır. Bu doz, genellikle bebeğin ilk sağlık kontrolü sırasında, aile hekimliği merkezlerinde veya hastanelerin çocuk polikliniklerinde uygulanır.
İkinci doz, ilk dozla birlikte başlayan bağışıklık yanıtını güçlendirir ve vücudun virüse karşı daha güçlü bir savunma geliştirmesini sağlar. Bu dönemde bebeklerin düzenli sağlık kontrolleri yapılırken aşı takvimine uygun şekilde aşıları da uygulanmaktadır.
Üçüncü Doz Altıncı Ayda Tam Koruma
Hepatit B aşısının üçüncü ve son dozu, bebeğin 6 ayını doldurduğu dönemde uygulanır. Sağlık Bakanlığı aşı takviminde, 6. ayın sonunda Hepatit B aşısının son dozu yapılarak aşı serisi tamamlanır. Bu doz, genellikle bebeğin 6. ay sağlık kontrolü sırasında uygulanır.
Üçüncü dozla birlikte bebek, Hepatit B virüsüne karşı tam koruma sağlayacak antikor düzeyine ulaşır. Aşı serisi tamamlandıktan sonra bebeklerin yaklaşık yüzde 95'inde ömür boyu koruma sağlayacak bağışıklık gelişir. Bu nedenle aşı takvimine uygun şekilde tüm dozların zamanında yapılması büyük önem taşır.
HEPATİT B AŞISININ İÇERİĞİ VE ETKİ MEKANİZMASI
Aşının İçinde Ne Var
Hepatit B aşısı, virüsün hastalık yapma özelliği olmayan ancak bağışıklık sistemini uyararak koruma sağlayan bir parçasını içerir. Günümüzde kullanılan Hepatit B aşıları, rekombinant DNA teknolojisi ile üretilmektedir. Bu teknoloji sayesinde virüsün yüzey antijeni olarak adlandırılan bir proteini, maya hücreleri kullanılarak üretilir ve aşının içine konur.
Bu protein, virüsün kendisi olmadığı için hastalık yapma riski taşımaz. Ancak vücuda verildiğinde bağışıklık sistemi tarafından tanınır ve virüse karşı antikor üretimi başlatılır. Aşıda ayrıca alüminyum tuzları gibi bağışıklık yanıtını güçlendiren adjuvan maddeler ve koruyucu maddeler de bulunur. Tüm bu içerikler, dünya genelinde milyonlarca bebekte güvenle kullanılmış ve etkinliği kanıtlanmış bileşenlerdir.
Aşı Vücutta Nasıl Koruma Sağlıyor
Hepatit B aşısı uygulandığında, vücut aşıdaki antijeni yabancı bir madde olarak algılar ve bağışıklık sistemi devreye girer. Bağışıklık sistemi, bu antijene özel antikorlar üretmeye başlar. Ayrıca hafıza hücreleri olarak adlandırılan özel hücreler de oluşturulur.
Aşı serisi tamamlandığında, vücutta Hepatit B virüsüne karşı hazır bekleyen antikorlar ve hafıza hücreleri bulunur. Eğer bebek daha sonra virüsle karşılaşırsa, bağışıklık sistemi hemen devreye girer, hızla antikor üretir ve virüsü vücuda yayılmadan etkisiz hale getirir. Bu sayede bebek, Hepatit B enfeksiyonundan korunmuş olur.
Aşının sağladığı koruma, yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Aşı serisini tamamlayan bebeklerin büyük çoğunluğunda, erişkin döneme hatta ömür boyu sürebilecek güçlü bir bağışıklık gelişmektedir.
HEPATİT B AŞISININ ÖNEMİ NEDEN BU KADAR ERKEN
Anneden Bebeğe Bulaşma Riski
Hepatit B aşısının doğumdan hemen sonra yapılmasının en önemli nedeni, anneden bebeğe bulaşma riskidir. Hepatit B virüsü taşıyan anneler, doğum sırasında bebeklerine virüsü bulaştırabilir. Bu bulaşma, genellikle doğum kanalından geçiş sırasında bebeğin kan veya vücut sıvılarıyla teması sonucu gerçekleşir.
Eğer anne Hepatit B taşıyıcısıysa ve bebeğe doğumdan hemen sonra aşı ve gerekirse bağışıklık globulini uygulanmazsa, bebeğin virüsü kapma riski yüzde 90'lara kadar çıkabilir. Daha da önemlisi, bebeklik döneminde Hepatit B virüsü kapan çocukların yüzde 90'ında hastalık kronikleşir ve bu çocuklar ileriki yaşlarda siroz veya karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıklarla karşı karşıya kalabilir.
Bu nedenle, annenin taşıyıcılık durumu bilinsin veya bilinmesin, tüm bebeklere doğumdan hemen sonra Hepatit B aşısı yapılması hayati önem taşır. Annede taşıyıcılık varsa, aşıyla birlikte uygulanan bağışıklık globulini de ek bir koruma sağlar.
Hastalığın Sessiz Seyretmesi
Hepatit B enfeksiyonu, özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda belirti vermeden sessizce ilerleyebilir. Sarılık, halsizlik, iştahsızlık gibi tipik belirtiler çocukların sadece yüzde 10'unda görülür. Bu da hastalığın fark edilmeden kronikleşmesine yol açabilir.
Kronik Hepatit B enfeksiyonu olan çocuklar, yıllar içinde karaciğer hasarı geliştirebilir. Bu çocuklarda erişkin dönemde siroz veya karaciğer kanseri görülme riski, sağlıklı bireylere göre çok daha yüksektir. Aşı sayesinde bu risk tamamen ortadan kalkar.
Toplumsel Bağışıklık
Hepatit B aşısının bebeklik döneminde yapılması, sadece bireysel koruma sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal bağışıklığın oluşmasına da katkıda bulunur. Toplumda aşılı bireylerin oranı arttıkça, virüsün dolaşımı azalır ve aşı olamayacak durumda olan kişiler de dolaylı olarak korunmuş olur.
Türkiye'de 1998 yılından itibaren rutin aşı takvimine eklenen Hepatit B aşısı sayesinde, Hepatit B taşıyıcılık oranlarında belirgin düşüşler sağlanmıştır. Bu da aşılamanın toplum sağlığı üzerindeki olumlu etkisini açıkça göstermektedir.
AŞI TAKVİMİNDE GECİKME DURUMUNDA YAPILACAKLAR
Gecikmiş Dozlar Nasıl Tamamlanır
Aşı takviminde öngörülen zamanlarda Hepatit B aşısı yapılamamışsa, en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurarak aşı tamamlanmalıdır. Hepatit B aşısında gecikmiş dozlar için yeniden başlamak gerekmez, kaldığı yerden devam edilir.
İlk doz doğumda yapılmış ancak ikinci doz 1. ayda unutulmuşsa, hatırlanır hatırlanmaz ikinci doz yapılır. Üçüncü doz da ikinci dozdan en az 2 ay sonra olacak şekilde ayarlanır. Eğer sadece üçüncü doz gecikmişse, hatırlanır hatırlanmaz yapılır. Gecikmiş dozların tamamlanması için en geç 18. aya kadar beklenmesi önerilir.
Aşı takviminde gecikme olan bebeklerin, aşıları tamamlanana kadar Hepatit B virüsüne karşı korumasız oldukları unutulmamalıdır. Bu nedenle gecikmiş dozların en kısa sürede tamamlanması önem taşır.
Prematüre Bebeklerde Aşı Uygulaması
Prematüre doğan bebeklerde Hepatit B aşısı uygulaması, doğum haftasına göre değerlendirilir. Doğum haftasına bakılmaksızın, prematüre bebeklere de ilk doz Hepatit B aşısı doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde yapılır. Eğer bebek çok düşük doğum ağırlıklıysa (2000 gram altı), ilk dozdan sonraki dozlar bebek 2000 gramın üzerine çıkana kadar ertelenebilir.
Ancak annesi Hepatit B taşıyıcısı olan prematüre bebeklerde durum farklıdır. Bu bebeklere doğumdan sonraki 12 saat içinde hem aşı hem de Hepatit B hiperimmünglobulini uygulanır. Daha sonraki dozlar, bebeğin kilosuna bakılmaksızın aşı takvimine uygun şekilde devam eder.
HEPATİT B AŞISININ YAN ETKİLERİ
Sık Görülen ve Hafif Yan Etkiler
Hepatit B aşısı, genellikle iyi tolere edilen bir aşıdır ve ciddi yan etkiler oldukça nadirdir. Aşı sonrası görülebilen hafif yan etkiler şunlardır:
Enjeksiyon Bölgesinde Reaksiyonlar: Aşı yapılan bölgede kızarıklık, hafif şişlik veya hassasiyet oluşabilir. Bu reaksiyonlar genellikle 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer.
Hafif Ateş: Aşı sonrası bazı bebeklerde hafif ateş görülebilir. Bu durum, vücudun bağışıklık yanıtı geliştirdiğinin göstergesidir.
Huzursuzluk ve İştahsızlık: Aşı sonrası bebeklerde geçici huzursuzluk, hafif iştahsızlık veya uyku hali görülebilir. Bu belirtiler genellikle 24-48 saat içinde kaybolur.
Nadir Görülen Yan Etkiler
Hepatit B aşısı sonrası nadiren daha belirgin yan etkiler görülebilir. Bunlar arasında yüksek ateş, uzun süreli ağlama nöbetleri, alerjik reaksiyonlar sayılabilir. Ciddi alerjik reaksiyonlar (anafilaksi) son derece nadirdir ve genellikle aşı uygulamasından sonraki ilk 30 dakika içinde ortaya çıkar. Bu nedenle aşı sonrası sağlık kuruluşunda kısa bir süre gözlem yapılması önerilir.
Görülen herhangi bir yan etki konusunda endişelenildiğinde, mutlaka sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Aşı sonrası oluşan reaksiyonların kaydedilmesi ve sonraki aşı uygulamalarında sağlık personeline bilgi verilmesi önemlidir.
HEPATİT B AŞISI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Aşı Karaciğere Zarar Verir Mi
Hepatit B aşısı hakkında en yaygın yanlış inanışlardan biri, aşının karaciğere zarar verdiği yönündedir. Oysa Hepatit B aşısı, virüsün hastalık yapma özelliği olmayan bir parçasını içerir. Karaciğere herhangi bir zarar vermez, tam tersine karaciğeri Hepatit B virüsünün yol açacağı hasarlardan korur.
Aşı, karaciğerde herhangi bir yük oluşturmaz veya karaciğer enzimlerini etkilemez. Milyonlarca bebekte yapılan uygulamalar ve bilimsel çalışmalar, aşının karaciğer üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını kanıtlamıştır.
Aşı Otizme Neden Olur Mu
Aşıların otizme neden olduğu yönündeki iddialar, bilimsel olarak kesin bir şekilde çürütülmüştür. Hepatit B aşısı da dahil olmak üzere hiçbir aşının otizme neden olduğuna dair bilimsel kanıt yoktur. Bu iddialar, yıllar önce yapılmış ve daha sonra tamamen uydurma olduğu ortaya çıkan bir çalışmaya dayanmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Pediatri Akademisi ve Sağlık Bakanlığı gibi yetkili kurumlar, aşılarla otizm arasında herhangi bir ilişki olmadığını açıkça belirtmektedir. Ailelerin, bilimsel kanıtlara dayanan bu açıklamaları dikkate alması ve çocuklarının sağlığı için aşı takvimine uyması önemlidir.
ERİŞKİNLERDE HEPATİT B AŞISI
Kimler Aşı Olmalı
Hepatit B aşısı sadece bebekler için değil, daha önce aşılanmamış ve Hepatit B virüsü taşımayan tüm erişkinler için önerilir. Özellikle aşağıdaki gruplar için aşılanma daha büyük önem taşır:
Sağlık Çalışanları: Kan ve vücut sıvılarıyla temas riski yüksek olan sağlık personeli mutlaka aşılanmalıdır.
Kronik Hastalığı Olanlar: Karaciğer hastalığı, böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları olan kişiler.
Riskli Gruplar: Birden fazla cinsel partneri olanlar, damar içi madde kullananlar, Hepatit B taşıyıcılarıyla aynı evde yaşayan kişiler.
Seyahat Edenler: Hepatit B'nin yaygın olduğu bölgelere seyahat edecek kişiler.
Erişkin Aşı Takvimi
Erişkinlerde Hepatit B aşısı, bebeklerde olduğu gibi üç doz halinde uygulanır. Aşı takvimi şu şekildedir:
Birinci Doz: Belirlenen tarihte ilk doz uygulanır.
İkinci Doz: Birinci dozdan 1 ay sonra yapılır.
Üçüncü Doz: İkinci dozdan 5 ay sonra (toplamda ilk dozdan 6 ay sonra) yapılır.
Erişkinlerde de aşı serisi tamamlandıktan sonra antikor düzeyi kontrol edilebilir. Yeterli antikor yanıtı gelişmeyen kişilere ek dozlar yapılması gerekebilir.
AŞI SONRASI ANTİKOR TAKİBİ
Koruyuculuk Düzeyi Nasıl Anlaşılır
Hepatit B aşısı serisi tamamlandıktan sonra, özellikle risk grubundaki kişilerde antikor düzeyi kontrol edilebilir. Anti-HBs testi olarak adlandırılan bu test, kanda Hepatit B virüsüne karşı oluşan antikorların düzeyini ölçer. Genellikle 10 mIU/ml ve üzeri antikor düzeyi, koruyucu kabul edilir.
Normal sağlıklı bireylerde aşı sonrası antikor takibi rutin olarak önerilmez. Ancak diyaliz hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler veya mesleki risk taşıyan sağlık çalışanları gibi gruplarda antikor takibi yapılması önerilir.
Hatırlatma Dozu Gerekir Mi
Sağlıklı bireylerde Hepatit B aşısı serisi tamamlandıktan sonra hatırlatma dozuna gerek yoktur. Yapılan uzun süreli çalışmalar, aşının sağladığı korumanın en az 20-30 yıl, hatta ömür boyu devam ettiğini göstermektedir.
Ancak bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, diyaliz hastaları veya antikor düzeyi düşük olan risk grubundaki kişiler için belirli aralıklarla antikor takibi ve gerektiğinde hatırlatma dozu yapılması önerilebilir.
HEPATİT B AŞISI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR
Hepatit B Aşısı Gebelikte Yapılır Mı
Hepatit B aşısı, canlı virüs içermeyen bir aşı olduğu için gebelikte güvenle uygulanabilir. Eğer gebe bir kadın Hepatit B'ye karşı korumasızsa ve risk altındaysa, gebeliğin herhangi bir döneminde aşı yapılabilir. Hatta Hepatit B taşıyıcısı annelerin bebeklerinin doğumdan hemen sonra aşılanması, gebelik döneminde planlanan en önemli koruyucu sağlık hizmetlerinden biridir.
Emzirme Döneminde Aşı Yapılır Mı
Emzirme döneminde de Hepatit B aşısı güvenle uygulanabilir. Aşıdaki antijenler anne sütüne geçmez veya geçse bile bebeğe herhangi bir zarar vermez. Emziren annelerin aşılanması, hem annenin korunmasını sağlar hem de anne sütü yoluyla bebeğe geçen antikorlar sayesinde bebeğe ek bir koruma sağlayabilir.
Aşı Sonrası Banyo Yaptırılır Mı
Hepatit B aşısı sonrası bebeğe banyo yaptırmakta herhangi bir sakınca yoktur. Aşı bölgesi, suyla temasta enfeksiyon riski oluşturmaz. Ancak aşı bölgesini ovuşturmamaya özen gösterilmelidir. Aşı sonrası banyo, bebeğin rahatlamasına ve olası huzursuzluğun azalmasına yardımcı olabilir.
Aşı Yapılmazsa Ne Olur
Hepatit B aşısı yapılmayan bir bebek, virüsle karşılaştığında enfeksiyon riski altındadır. Özellikle annesi taşıyıcı olan bebeklerde bu risk çok yüksektir. Bebeklik döneminde Hepatit B enfeksiyonu geçiren çocukların büyük çoğunluğunda hastalık kronikleşir. Kronik Hepatit B enfeksiyonu olan kişilerde ise ileriki yaşlarda siroz veya karaciğer kanseri gelişme riski ciddi oranda artar.
Aşılamanın yaygın olmadığı dönemlerde, Hepatit B'ye bağlı karaciğer kanseri ve siroz önemli bir halk sağlığı sorunuyken, aşılama sayesinde bu hastalıklar artık büyük ölçüde önlenebilmektedir.
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE HEPATİT B AŞILAMASI
Türkiye'de Aşı Takvimine Giriş Süreci
Hepatit B aşısı, Türkiye'de 1998 yılında Ulusal Aşı Takvimi'ne eklenmiştir. O tarihten itibaren tüm bebeklere doğumda, 1. ayda ve 6. ayda olmak üzere üç doz halinde ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Aşının takvime eklenmesiyle birlikte, Türkiye'de Hepatit B taşıyıcılık oranlarında belirgin düşüşler sağlanmıştır.
Aşının takvime eklenmesinden önce Türkiye'de toplumun yüzde 4-6'sı Hepatit B taşıyıcısı iken, aşılama sonrası doğan kuşakta bu oran yüzde 1'in altına düşmüştür. Bu veriler, aşılamanın toplum sağlığı üzerindeki olumlu etkisini açıkça göstermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü Hedefleri
Dünya Sağlık Örgütü, Hepatit B'nin küresel olarak kontrol altına alınması ve 2030 yılına kadar yeni enfeksiyonların yüzde 90 oranında azaltılması hedefi belirlemiştir. Bu hedefe ulaşmada en önemli araç, doğumda yapılan Hepatit B aşısı ve aşılama oranlarının yükseltilmesidir.
Dünya Sağlık Örgütü, tüm ülkelere Hepatit B aşısını ulusal aşı takvimlerine eklemelerini ve bebeklerde doğum dozu aşılamasını yaygınlaştırmalarını önermektedir. Günümüzde dünya genelinde 180'den fazla ülke, Hepatit B aşısını rutin aşı takviminde uygulamaktadır.
AŞI REDDİ VE TOPLUMSAL SONUÇLARI
Aşı Reddinin Artan Riski
Son yıllarda bazı ailelerin çeşitli nedenlerle aşı yaptırmaktan kaçınması, toplum sağlığı açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Hepatit B gibi aşıyla önlenebilen hastalıklar, aşılama oranları düştüğünde yeniden salgınlara yol açabilir.
Aşı reddi nedeniyle korumasız kalan çocuklar, sadece kendileri risk altına girmekle kalmaz, aynı zamanda tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için de risk kaynağı oluşturur. Bu nedenle toplumsal bağışıklığın sürdürülebilmesi için aşılama oranlarının yüksek tutulması hayati önem taşır.
Bilimsel Gerçekler ve Ailelerin Sorumluluğu
Ailelerin, çocuklarının sağlığıyla ilgili kararları verirken bilimsel kanıtlara dayalı kaynaklardan bilgi alması büyük önem taşır. Aşılar, günümüz tıbbının en etkili koruyucu sağlık önlemlerindendir ve milyonlarca çocuğun hayatını kurtarmıştır.
Hepatit B aşısı da bu koruyucu önlemlerin başında gelir ve bebekleri ileriki yaşamlarında karşılaşabilecekleri ciddi karaciğer hastalıklarından korur. Ailelerin aşı takvimine uyması, hem kendi çocuklarının hem de toplumdaki diğer çocukların sağlığı için taşıdıkları en önemli sorumluluklardan biridir.
Hepatit B aşısı, bebekleri karaciğer kanseri ve siroz gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen Hepatit B virüsünden koruyan hayati bir aşıdır. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen Ulusal Aşı Takvimi'ne göre, Hepatit B aşısı doğumdan hemen sonra, 1. ayda ve 6. ayda olmak üzere üç doz halinde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.
Doğumdan hemen sonra yapılan ilk doz, özellikle anneden bebeğe bulaşma riskini ortadan kaldırmak için büyük önem taşır. İkinci doz 1. ayda, üçüncü doz ise 6. ayda tamamlanarak bebekte ömür boyu sürebilecek güçlü bir bağışıklık oluşur.
Hepatit B aşısı güvenli ve etkili bir aşıdır. Hafif yan etkiler dışında ciddi bir yan etkisi nadirdir. Aşıyla ilgili toplumda dolaşan yanlış bilgiler bilimsel gerçeklerle örtüşmemektedir. Ailelerin, çocuklarının sağlığı için aşı takvimine harfiyen uyması, onları ileriki yaşamlarında karşılaşabilecekleri ciddi hastalıklardan korumanın en etkili yoludur.
Unutmayalım ki aşı, sadece bireysel bir koruma değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Çocuklarımızı aşılayarak onların sağlıklı bir geleceğe adım atmalarını sağlarken, toplumumuzu da salgın hastalıklardan korumuş oluruz.



Yorum Yap
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın
Giriş Yap